Çarşamba, Mayıs 30, 2007

...

...

For the life of me, I can not remember
What made us think that we were wise and we'll never compromise
For the life of me, I can not believe
We'd ever die for these sins, We're merely freshmen.

...

Pazar, Mayıs 20, 2007

Netbeans IDE'sinin (Türkçe Kurulum) Pardus'a Kurulumu

1)Netbeans'in ikili paketini buradan indirin. (5.5 için).

2)Konsoldan LC_ALL=C komutunu verin. Bu komutla beraber tüm dil ayarlarını ASCII lokalinde çalışacak şekilde değiştiriyoruz. Kontrol edelim;3)Konsolda aşağıdaki komutu vererek indirdiğimiz ikili dosyayı çalıştırılabilir duruma getiriyoruz:
chmod +x netbeans-5_5-linux.bin

4)Çalıştırıyoruz
./netbeans-5_5-linux.bin
buradan sonra bir kurulum sihirbazı çıkıyor,
İlk çıkan bilgilendirme ekranında IDE'nin versiyon numarasını ve sihirbazın amacını görüyoruz. Kuruluma başlamak için "Next" e basarak ilerliyoruz.

5)Lisans sözleşmesinin onayı için üstteki seçimi seçiyoruz. "Next" ile ilerliyoruz.

6)
IDE'nin kurulacağı dizini seçiyoruz. Kullanıcınızın ev dizini altında netbeans adlı bir dizini öntanımlı yaratıyor ve ekliyor. Dilersek "Browse" ile boş herhangi bir dizini hedef gösterebiliyoruz. Kararımızın ardından "Next" ile ilerliyoruz.

7)Java JDK seçimini yapıyoruz. Sisteminizde kurulu herhangi bir başka JDK'yı "Browse" ile seçip ekleyebilirsiniz. "Next" ile ilerliyoruz.

8)IDE'nin kurulduktan sonraki toplam boyutunu ve kurulum dizinini gösteren bir bilgi penceresi ile karşılaşıyoruz. İşlemleri onaylıyorsak "Next" ile devam ediyoruz.

9) Artık kurulum başladı.
10)Kurulum sona erdi.
11)Kurulumun ardından;
/netbeans/bin/netbeans dosyasına LC_ALL =C satırını ekliyoruz. Herhangi bir text editörü ile dosyayı açıp, yorumlardan sonraki ilk satıra ekleyip, kaydedebiliriz.

Netbeans kullanıma hazır. Herkese iyi eğlenceler.

Cuma, Mayıs 11, 2007

Salı, Mayıs 08, 2007

Dare

6. Linux ve Özgür Yazılım Şenliğini nihayet atlattık, çok vakit kaybetmeden, kaybettirmeden notlarıma değinmek istiyorum.

Şenlik Öncesi:

Şenlik öncesi bir çok tartışma oldu. Bunlardan biri İstanbul şenlik gönüllüleri toplantısında gerçekleşen konuşmanın devamıydı. Toplantının yöneticisi olarak elimden geldiğince ortada durmaya çalıştım. Ve aldığım notlardan derlediğim kısa bir açıklama yaptım. Bunu tutupta yoruma eklemem bir hataydı, uyarıyı alınca burdan linkleyeyim, hatamı düzelteyim dedim. Buyrunuz;

burada!!!

Nihayetinde oyun turnuvası hangi dagıtımda çalıştı, hediyeleri kim verdi, neden verdi, vs gibi sorular kimsenin umrunda olmadı. Tartışmalar ateşli ateşli söylenmiş bir sürü saçma sapan fikirlerle sürdüğü ile kaldı.

Şenlik:

Şu şenlikte hiçbir şey değişmedi, kendimiz çaldık kendimiz oynadık diyene gerçekten yazık. Bir LKD üyesi nasıl bunu kendinden bağımsız sarfedebilir anlamıyorum. Şenlik alanı daha boştu, geçen sene hep kalabalık görüyordum diyene cevap; geçen sene o göbekte Pardus vardı. Pardus'u ziyaret eden adamlar vardı, oraya cekilen prizi kullanan, sorulara cevap veren, insanlarla sohbet eden geliştiriciler vardı. Çıkarın o 15 kişiyi, o 15 kişiyi ziyaret eden 50 kişiyi, kalıyor mu ortalıkta kalabalık filan?

Ben burada Pardus'u hedef göstermiyorum, elbette mecbur değildiler. Pardus etkendir diyorum sadece, anlamak isteyene...

Bu dernek bu seneki şenlikte eskileri cıkarırsak 40'a yakın gönüllü kazandı, Bu dernek, rakamlarla konusursak 1100 e yakın, hadi yarısı biz olalalım, kalsın 500, ziyaretci kazandı. Bu dernek bu şenlikte değişik seminerler, irtibata geçilebilecek farklı sponsorlar kazandı. (Copyone biz hiçbir şey söylemeden logosuna tux ekledi misal). Bu dernek benim tamamen rezalet olarak nitelendirdiğim panel sonrasında bile yöntem gereksinimin farkındalığını kazandı.

Genç LKDli'ler Rahatsız başlığında yeni bir vizyon kazanacağız belki de. Bu şenlikte bunların tohumları atıldı. Varsın tüm bunlar züğürt tesellisi olsun, zaten şimdiye kadar, etkinlik ve ya kazanım zengini olduğumuzu kim iddia edebilir ki?

Gönüllüler:

Hayatta hiçbir şeyden pişman olmam ben diye atıp tutarken, sahip olduklarımın kıymetini hiç bilmiyormuşum meğer. Bu sene şenliğin ikinci gününün sonunda bir salona topladığım gönüllülere bakarken bunu anladım. Bu insanları iş gücü olarak kaybetmenin hiç bir anlamı yok benim için. Kimse çalışmasa 3 kat fazla koşarım yine hallederim o işleri, şenliğin yarısında aylak aylak gezdim zaten. Ama gönüllülerden bir tanesinin arkadaşlığını, gösterdiği sıcaklığı kaybetsem hayatımın en büyük pişmanlıklarından birini yaşayacaktım, buna eminim.

Sonra LKD panelinde bunun eksikliğini gördüm, biz zamanında bir çok insanın sıcaklığını böyle kaybetmişiz. Birisi en ufak bir ümidi kalmadığını söyledi panelde. Bence çok güzel bir referans noktasıydı. Biri de dönüp, abi bu hale nasıl geldin, gel bunları çözelim, böyle bile yol katetmiş oluruz diyemedi de, "Vay be, adam ne akıllıca konuştu, ben de aynısını yaparım lan", diyip, aynı söylenenleri kendince daha güzel cümlelerle tekrar etti durdu.

Onur Tolga toplantı sonunda 10 kusur madde saydı, o mikrofon 20 den fazla elde dolaştı.(unique almıyorum.) Her alan en az 3 argümanla seyirciye oynadı. Demekki bazı laflar defalarca tekrar edildi.

Gönüllüler başlığından koptum ancak, yeni gelen gönüllülerimize gösterdiğimiz özeni eskilerine de göstermemiz gerektiğini düşünüyorum, bu yüzden bunları eklemeden geçemedim.

Sonuçta çok cici çok şeker arkadaşlarımız oldu, yine çok cici eskilerin de tekrardan öyle olmasını diliyoruz. Arkanızdan çok saygılı, gayet bilinçli, belki kimisi saf ama istekli (kendimi unutur muyum? :)) gönüllüler geliyor.

Bu kısımda Çankaya, ÇOMÜ, Bilkent, ODTÜ, İTÜ, İYTE, Erciyes, Kocatepe, Ankara, Hacettepe, Dokuz Eylül, Ekonomi(Kaya'ya az afiş astırmadık) Üniveristelerinden gelen gönüllülere sevgilerimi iletmek istiyorum(Çalışan ve yine de gönüllü olanları elbette unutmadım. Uygun Teknoloji, aklından bile geçirme., iki liseli, sayın fahri tuğrul, bu sefer unutmadım ;)). Süper bir ekiptik. İşte biz;
Ve Çomar Nihayet Ödülü Alır:

Kimsenin ödüllere oy verirkenki kriterlerini sorgulamak istemiyorum. Ama aday gösterme sürecini sorgulamak istiyorum. Konu kişi olunca onlarca aday oluyor. Malum herkesi bir şekilde takip ediyoruz. Peki bu kadar teknik şıklığı "in" sayarken, hiç mi özgür yazılım projesini takip etmiyoruz. Bu memlekette gelmiş geçmiş 3 proje yapılmış, birisini dinazor yutmuş, ama hatırası baki kalmış, bu mudur durumumuz?

Armut piş, ağzıma düş. Çomar farklı bir tasarım, hatta radikal bir yaklaşım, bu yüzden ödülü hakediyordu ama bu yüzden ödül aldığından emin değilim. Pardus projesi alt projesi olduğu için alması muhtemel. Burada da aklımıza Pardus'ta sadece Çomar mı var demek geliyor. Değil ki en azından pisibul da aday oldu. Bunun yanında aklıma şu soru da geliyor. Bir Pardus geliştiricisi "Siz naptınız?" diye sorduğunda "Tek iş yapan sensin sanki...", diye karşılık veriliyor. E madem değil, hani nerde, buyrun sokun gözümüze. Bundan iyi fırsat mı olur? Çok iyi işler varsa neden bizden saklıyorsunuz? Koysun oraya birini, ödül verirken bilinçli bir şekilde araştırarak oy veren birileri aratsın, bulsun, seçimini ona göre yapsın. Sizi tutan ne?

LKD ne yapsın?

Bence LKD artık bir revizyona girsin. YK bir ve tektir, doğmamıştır, doğrulmamıştır, vahiylerini silsin, idare ve yönetim mekanizmalarını ayırsın. YK LKD'nin görünen yüzü ve muhattabı ancak biz oluruz saçmalığından kurtulsun, idari birimini de buna göre kursun. Bize güvenmiyorsa(idari kurul üyesi olarak söylüyorum) yollasın bizi, güveneceği adamları oraya koysun.

LKD metodolojiye önem versin, işleri takvimine, kılıfına uydursun. Ağrına gitse bile seçmenine hesap versin. Şefaf yönetime geçsin. Memleketim bile uğraştı oramı buramı açıcam diye, LKD çabalasın, becersin.

Genç LKDli'ler Neden Rahatsız?

- Fikir üretmeyen kısır tartışmalardan
- Kutuplaşmayı körükleyecek davranışlardan
- Derneğin değil dernekçilerin konuşulmasından
- Projelerin değil projecilerin konuşulmasından
- Özgür Yazılımcıya yakışmayan usluplardan

Kim bunlar?

Ümit Bozkır, Arman Aksoy, Hakan Uygun, Okan Çetin, Doğan Çeçen, Kerem Can Karakaş, Ahmet Derviş, Güneş Deniz Gündüz :), Serdar Dalgıç, Ümran Kamar, Gürcan Gerçek, Nazmie D. Ali, Özgür Taban, Mehmet Erten, Murat Arif Çeliker, Çağatay Cengiz, Cenk Atay, Ekin Yegül, Burak Tepebaşı, Kaan Göktaş, Çetin Gönül, Mehmet T. Özaydın(neden burda olduğunu bilmese de olmak istemiş), Alp Kaçar, İsmet Yalabık, Anıl Karadağ, Fırat Küçük, Murat Öge, Hüseyin Gömleksizoğlu.

Takibini LKD-uye listesinden yapabilirsiniz.

Not: Bu yazıyı bir yerinden kesemediğim için üzgünüm. Şimdilik o teknolojiyi edinemedim.

Herkese Sevgilerimle
Ümran